Mekkî · 20 ayet
البَلَدِ
Beled Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 90. suresidir. Mekkî bir suredir ve 20 ayetten oluşur.
1–2. ayetlerin meali
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.
وَوَالِدٍۢ وَمَا وَلَدَ
vevâlidiv vemâ veled.
Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki;
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ
leḳad ḫalaḳne-l'insâne fî kebed.
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.
أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌۭ
eyaḥsebü el ley yaḳdira `aleyhi eḥad.
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًۭا لُّبَدًا
yeḳûlü ehlektü mâlel lübedâ.
"Yığın yığın mal tüketmişimdir" diyor.
أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
eyaḥsebü el lem yerahû eḥad.
O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor?
أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ
elem nec`al lehû `ayneyn.
Meali, 8–9. ayetlerle birlikte 9. ayetin altında verilmiştir.
وَلِسَانًۭا وَشَفَتَيْنِ
velisânev veşefeteyn.
8–9. ayetlerin meali
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi?
وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ
vehedeynâhü-nnecdeyn.
Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi?
فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ
fele-ḳteḥame-l`aḳabeh.
Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ
vemâ edrâke me-l`aḳabeh.
O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin?
فَكُّ رَقَبَةٍ
fekkü raḳabeh.
O geçit, bir köle ve esir azadetmek,
أَوْ إِطْعَٰمٌۭ فِى يَوْمٍۢ ذِى مَسْغَبَةٍۢ
ev iṭ`âmün fî yevmin ẕî mesgabeh.
Meali, 14–16. ayetlerle birlikte 16. ayetin altında verilmiştir.
يَتِيمًۭا ذَا مَقْرَبَةٍ
yetîmen ẕâ maḳrabeh.
Meali, 14–16. ayetlerle birlikte 16. ayetin altında verilmiştir.
أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ
ev miskînen ẕâ metrabeh.
14–16. ayetlerin meali
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ
ŝümme kâne mine-lleẕîne âmenû vetevâṣav biṣṣabri vetevâṣav bilmerḥameh.
Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır.
أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
ülâike aṣḥâbü-lmeymeneh.
İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir.
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
velleẕîne keferû biâyâtinâ hüm aṣḥâbü-lmeş'emeh.
Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir.
عَلَيْهِمْ نَارٌۭ مُّؤْصَدَةٌۢ
`aleyhim nârum mü'ṣadeh.
Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır.
Beled
Mişârî Râşid el-Afâsî